Hizb-ut Tahrir’e Atılan İftiralara ve Yapılan Karalama Kampanyalarına Reddiye!

Hizb-ut Tahrir Beyanları

Küresel Medya Konferansı Hizb-ut Tahrir’in Devletlerarası ve Bölgesel Sıcak Meselelere İlişkin Tutumu

M. 12 Haziran 2010

Hizb-ut Tahrir Merkezî Medya Bürosu, sizleri Allahuteala’nın yardımıyla Hilafet’in H. 28 Receb el-muvafık 3 Mart 1924’te yıkılışının 89. elim yıldönümü münasebetiyle Lübnan/Beyrut’ta düzenleyeceği “Hizb-ut Tahrir’in Devletlerarası ve Bölgesel Sıcak Meselelere İlişkin Tutumu” başlıklı Küresel Medya Konferansı’na katılmaya davet etmekten mutluluk duyar. Bilindiği üzere konferansın konusu üç bölümden oluşmakta ve Hizb-ut Tahrir’in dünyadaki en bariz sıcak meselelere ilişkin tutumunun sunumunu aşağıdaki şekilde ele alacağız:

- Birinci Kısım: İslami beldelerde saldırıya uğrayan İslami meseleler

  1. Arap beldelerdeki Müslümanların meseleleri (Filistin, Irak, Sudan “Güney’in ayrılması”)

  2. Güney Asya’daki Müslümanların meseleleri (Afganistan ve Pakistan “Keşmir”)

  3. Güneydoğu Asya’daki Müslümanların meseleleri (Endonezya’daki ayrılıkçı hareketler)

  4. Batı ve Orta Asya’daki Müslümanların meseleleri (Türkiye “Kıbrıs”, Kafkaslar, Doğu Türkistan)

- İkinci Kısım: Batı’daki Müslümanlara yapılan saldırılar

- Üçüncü Kısım: Müslümanları ve gayrimüslimleri ilgilendiren devletlerarası genel meseleler

   1. Amerika’da başlayıp dünyaya yayılan uluslararası ekonomik kriz

   2. Küresel nükleer enerji krizi ve özellikle İran’daki barışçıl nükleer enerji.

 ·  Konferansın Düzenlenme Tarihi: H. 06 Şaban 1431 el-muvâfık M. 18 Temmuz 2010 Pazar günü

 ·  Konferansın Düzenleneceği Yer: Lübnan / Beyrut, el-Hamra, el-Pristol Salonu

 

Tam Metin

 

Türkiye Vilayeti Beyanları

İnsanları Mutlu Edecek Tek Yargı Sistemi İslam’ın Yargı Sistemidir

M. 29 Nisan 2010

Müslüman Türkiye kamuoyu, son birkaç aydır iktidar partisinin hazırladığı ve meclisten geçirip yasalaştırmak istediği anayasa paketi gündemiyle meşgul edilmektedir. Yargı reformu adı altında yasalaştırılmaya çalışılan maddeler, kesinlikle İslami ümmetin sorunlarını çözecek cinsten olmayıp sadece mevcut iktidar partisinin kalıcılığını sağlamak ve Amerikan projelerini uygulamak üzere özgürlükler ve demokrasi kılıfı altında Kemalist laiklerin can simidi konumundaki HSYK ve Anayasa Mahkemesinin yapısını yandaş bir konuma getirmek içindir. Bu da İslami ümmeti, ister yargı alanında olsun isterse de bunun dışındaki alanlarda olsun sorunlarına hiçbir çare olmayacak olan konularla meşgul etmek anlamına gelmektedir. Halbuki yargı denildiğinde Müslümanların aklına ilk gelmesi gereken, Allah’ın hükümlerine göre yönetmek ve yönetilmek olmalıdır. Zira Allah Subhânehu ve Te’alâ şöyle buyurmuştur: فَاحْكُمْ بَيْنَهُمْ بِمَا أَنزَلَ اللَّهُ وَلا تَتَّبِعْ أَهْوَاءَهُمْOnların aralarında Allah'ın indirdikleri ile hükmet! Sakın onların hevalarına tabi olma.[el-Mîade 48] Oysa AKP’nin reform ederek değiştirmeye çalıştığı ve mevcut yargının başındakilerin ise kalmasını istedikleri anayasa maddelerinin temeli Allah’ın indirdiklerine değil bilakis kafir laik nizama dayanmaktadır. Halbuki yargı denildiğinde Müslümanların aklına ilk gelmesi gereken, insanlar arasında adaletle hükmetmek olmalıdır. Zira Allah Subhânehu ve Te’alâ şöyle buyurmuştur: وَإِذَا حَكَمْتُمْ بَيْنَ النَّاسِ أَنْ تَحْكُمُوا بِالْعَدْلِ “(Allah) İnsanlar arasında hükmettiğinizde adaletle hükmetmenizi (emreder).” [en-Nisâ 58]

 

Tam Metin

 

Türkiye Vilayeti Resmi Sözcülüğü Basın Açıklamaları

Türkiye Vilayeti Resmi Sözcüsü
Yılmaz Çelik
Yılmaz Çelik

Çözüm Referanduma Katılmak Değil, İkinci Raşidi Hilafet’i Kurmak İçin Çalışmaktır!!

M. 11 Temmuz 2010

07 Temmuz 2010 tarihinde Anayasa Mahkemesi ani bir toplantıyla referandum süreci başlatılan anayasa değişikliği paketi hakkındaki kararını açıkladı. Yapılan açıklamada, paketin şeklen iptalinin reddedildiği, Anayasanın değiştirilmesi teklif edilemez maddesi gereği, Anayasa Mahkemesi ve Hâkimler Savcılar Yüksek Kurulu yapısının değişikliğine dair maddelerdeki bazı ibarelerin kaldırılarak değişiklik teklifinin kısmen iptaline dair karara varıldığı belirtildi. Böylelikle PKK terörünün sonlandırılması adına iktidar ve muhalefet liderlerinin bir araya gelip gelmeyeceği ya da Erdoğan’ın başbakan sıfatıyla mı liderleri bir araya toplayacağı yoksa Cumhurbaşkanı’nın mı liderleri bir araya toplayacağı şeklinde sürüp giden sığ, seviyesiz ve çözüm aramaktan ziyade halkı oyalamaya yönelik tartışmalardan, Anayasa Mahkemesi kararı etrafında referandum süreci boyunca yürütülecek iktidar ve muhalefet liderlerinin güdük tartışmalarına kapı aralanmış oldu. Velev ki Anayasa Mahkemesi, değişiklik paketini tümden iptal etmiş olsa ya da tümden kabul etmiş olsaydı yine bu kıytırık liderlerin sürgit tartışmaları açısından durum değişmeyecekti. Zira bu liderlerin üzerinde anlaştıkları nokta; Müslüman halkı, Allah’ın izniyle pek yakında kurulacak ve İslami bir anayasayı uygulayacak olan Nübüvvet Minhacı üzere İkinci Raşidi Hilafet’in yeniden başlatacağı, İslami hayattan mahrum bırakmak, İslami fikirler yerine, kokuşmuş demokratik-laik küfür fikirleriyle oyalamaktır...

 

Tam Metin

 

Diğer Resmi Sözcülüklerin Basın Açıklamaları

HT Resmi Sözcüleri

Pakistan Hükümeti, Haçlı Amerikalıların Kara Kaşı Kara Gözü için İnsanların Derilerini Diri Diri Yüzüyor ve Kanlarını Emiyor

M. 06 Haziran 2010

Hem Zerdari hem de Gilani, Amerikalı efendilerine hizmette rekor kırdılar. Zira hükümet, Amerika’ya yardım etmek amacıyla haçlı savaşına harcanmak üzere vergileri arttırmak ve gıda maddeleri üzerindeki sübvansiyonu kısarak insanların paralarını toplamak için bir plan belirledi. Zira hükümet, Amerika’nın Pakistan’daki haçlı savaşında kullanılmak üzere savunma bakanlığının bütçesini %29, yani “99 milyar rupi” oranında arttırdı. Hükümet, insanların üzerindeki vergileri arttırarak fakirlerin emeğinden ek olarak 83 milyar rupinin üzerinde para hırsızlayacaktır. Ayrıca kabileler bölgesindeki Müslümanların başlarına yağdırılacak bombalar ve lavlar için kullanılmak üzere temel gıda maddeleri için önerilen sübvansiyonu kısacaktır ki bu da 102 milyar rupiye denk gelmektedir. Hatta bir Amerikalı yetkili, Pakistan’daki Müslümanların emeği işçi fonlarının Amerikan savaşının finansmanında kullanıldığını itiraf etmiştir. Zira Amerikan Hazine Bakanı eski yardımcısı Paul Craig Roberts, bir makalesinde Pakistan hükümetinin Washington yerine kendi halkına karşı savaş açtığını pek çoğunu katlettiğini ve bir çoğunu da ikamet yerlerinden kaçmaya zorladığını itiraf etmiştir…

 

Tam Metin

 

Diğer Vilayetlerin Beyanları

Hilafet Devleti’nin Yıkılış Günü Olan 28 Receb Mesajı Hilafet Sizlerin Ellerindedir ve Zaman Sizlerin Zamanıdır Ey Müslümanlar!

M. 13 Haziran 2010

Bu senenin 28 Receb günü Hilafet Devleti’nin yıkılmasının ve yıkılmasıyla Allah [Subhânehu ve Te’alâ]’nın kitabı ve nebisi Muhammed [SallAllahu Aleyhi ve Sellem]’in sünneti ile yönetimin yeryüzünden kalkmasının üzerinden hicri olarak 89 sene geçmiş olacak. İşte o tarihten bu yana Müslümanların sorunları giderek artış hatta büyük bir kötüleşme içerisine girdi. Bir zamanlar kendilerine muzaffer halifenin liderlik ettiği Müslümanlarla sırf karşı karşıya gelmeyi düşünme korkusuyla tir tir titreyen Müslümanların düşmanları, bugün Müslümanların mukaddesatlarını kirletmeye ve mahlukatın en şereflisi olan efendimiz Muhammed [SallAllahu Aleyhi ve Sellem]’e küstahça sık sık hakaret etmeye cüret eder oldular. Bunları ise dünyanın en büyük ordusuna ve Pakistan’da nükleer silaha sahip olan ümmetlerin en zengini ümmetlerinin imkanlarına sahip olmalarına rağmen kıllarını dahi kıpırdatmayan Müslümanların yöneticilerinin gözleri ve kulakları önünde yapmaktalar. Hatta insanların en aşağılığı ve en korkağı olan Yahudiler, bir zamanlar Hilafet Devleti’nin otoritesine boyun büken zimmîlerken Müslümanlara karşı saldırılarında ve işledikleri vahşi cürümlerinde tüm kırmızı çizgileri aştılar. Müslümanların ordularına işgal altındaki İslami beldeleri kurtaracak ve Müslümanların otoritesini fetih ve adaletle diğer beldelere yayacak olan bir halifenin liderlik etmesi yerine Pakistan’daki Müslümanlara ödlek Amerikalıların ajanları liderlik etmektedir. Onlar ki “bu savaş sizlerin savaşıdır” yalanlarını tekrarlayıp hakikatleri balçıkla sıvamaya çalışarak Afganistan işgalinde ve Pakistan’daki kabile bölgelerinde haçlı Amerikalıların yanında savaşmak için savaştan kaçtılar!...

 

Tam Metin

 

Medya Büroları Yayınları

HT Medya Temsilcileri

Yaygaraların Kopartıldığını İşitiyoruz Ama Tek Bir İcraat Göremiyoruz

M. 05 Haziran 2010

Yahudi varlığı, Gazze’ye giden insani yardım konvoyuna karşı dehşet verici bir cürüm işlemesine rağmen uluslararası toplumun bu cürüme verdiği tepkiler gerçekten cürümün dehşetine yakışmayacak şekilde utanç vericidir. Buna hiç şaşırmadık. Zira küfür milleti tektir.Ancak İslam dünyasındaki mevcut nizamların verdiği tepkiler daha utanç verici ve daha basitti. Zira bu gemilerde Ürdün gibi bazı devletlerin vatandaşları bulunmasına rağmen verilen tepkiler kınama, eleştiri ve protestoların ötesine geçmemiştir. Böylesi bir durumda bu varlığa öncelikli olarak askeri darbe üzerine darbe vurulması, (Ürdün, Suriye, Lübnan, Mısır) gibi bu varlığa komşu devletlerin ordularının yanı sıra konvoya öncülük yapan Türkiye’nin ordusunun harekete geçmesi gerekirken bu zavallı tepkiler verilmiştir. Ancak bizler, aslen Yahudileri ve Yahudi varlığını korumak için ortaya çıkan bu nizamların bu tür zavallılığı, vurdumduymazlığı ve aldırmazlığı karşısında hiç de şaşırmadık. Zira bu nizamlar, Yahudi varlığının bekasına kendilerine olan düşkünlüklerinden daha düşkündürler...

 

Tam Metin